Kira Sözleşmesinin Feshi Halinde…

Borçlar hukukunda en önemli sözleşme tiplerinden biri kira sözleşmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kira sözleşmelerine seksen madde ayırmıştır. Kira hukuku konusunda yayımlanan eser sayısı, eserlerin hacimleri ve kira hukuku ile ilgili içtihatların çokluğu ilk bakışta göze çarpmaktadır. Bu nedenle kira hukukunun çok geniş bir alan olduğu öncelikle ifade edilmelidir.

Kira sözleşmelerini önemli kılan diğer bir husus ise insanların kira sözleşmesi yoluyla barınma ihtiyaçlarını gidermelerinin yaygın oluşudur. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının “Türkiye’de Aile Yapısı Araştırmaları İleri İstatistik Analizi Araştırması-2013” raporuna göre, Türkiye’deki hanelerin % 26’sı kiracıdır[1]. Bu nedenle konut kiraları özel bir önem arz etmektedir. Kanun koyucuda konut ve çatılı işyeri kiralarını ayrı bir başlık altından düzenleme ihtiyacı hissetmiştir. Devlet, toplum barışı ve huzuru ile yakından ilgili olan bu alanda zayıf durumda olan kiracıyı korumak amacıyla müdahale etme gereği duymuştur[2].

Konut kiralarının insan haklarını ilgilendiren bir boyutu da bulunmaktadır. Konut hakkı[3] ile özel hayatın ve aile hayatının korunması[4] bir insan hakkıdır. Bu hakkın iki yönü bulunmaktadır. Bir yandan devlet vatandaşlarına insan onuruna yaraşır bir barınma imkanı sunma yükümlülüğü[5] altındadır, diğer yandan da devlet vatandaşların konut güvenliğini bozacak eylem ve işlemlerden kaçınmakla yükümlüdür. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesi bakımından başvurucunun “konut”un sahibi olması gerekmez. Dolayısıyla iç hukuka göre oturma hakkı sona ermiş olsa bile, başvurucunun kiracı olarak oturmaya devam ettiği sosyal konuta da m. 8 uygulanabilir[6]. Şu halde tahliyelerin hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesini, hangi şartlar altında tahliyelerin gerçekleştirileceğini, bireylerin başvurabileceği hukuki yolları detaylı bir şekilde ele alan açık yasal düzenlemeler yapmaları devletlerin konut hakkı kapsamındaki yükümlülükleri arasındadır[7].

Konut kiralarının ceza hukukunu ilgilendiren boyutuna işaret etmekte de fayda vardır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu m. 116’ya göre; bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile konutun fiziki varlığı ya da mülkiyeti değil, burada yaşayanların fert hürriyeti korunduğundan, kiraya verilen evin maliki, kiracısı aleyhine bu suçu işleyebilir. Şu halde ev sahibinin mülkiyet hakkı, kiracının konut dokunulmazlığının ihlalini haklı kılmaz[8].

 

*** Bu metin, Engin Daşlı‘nın Kira Sözleşmesinin Feshi isimli kitabından alınmıştır. Daha fazla bilgi için Kira Sözleşmesinin Feshi Hukuk Kitabını edinebilirsiniz.

Yorum Yap

*

Aristo YAYINEVİ Müşteri Hizmetleri 0 (216) 3346966 Kapat

viewporntube indobokep classicrentcar zerocar borneowebhosting classicborneorentcar bokep indonesia videongentot bokeper entotin bokepsmu videomesum bokepindonesia
bursa escort konya escort sivas escort elazig escort sanliurfa escort canakkale escort hatay escort bodrum escort kayseri escort porno izle