Konut Sektöründe Tüketici Hukuku Uygulamaları Kitabı

Kitap, Prof. Dr. Turgut ÖZ’ün danışmanlığı ve denetimi altında, Av. Hakan TOKBAŞ ve Ali Suphi KURŞUN editörlüğü ve koordinatörlüğünde, derleme ve şerh olarak iki ana bölüm halinde oluşturulmuştur. Sektörel Bazda Tüketici Külliyatının 2. Cildini oluşturan bu kitap, her biri farklı sektörlere ait oniki kitaplık bir külliyatın konut sektörü parçasını oluşturmaktadır.

Derleme ana bölümü yedi kısımdan oluşmaktadır. Bunlar: 1) Taşınmaz Mülkiyetini Nakil Borcunu Doğuran Sözleşmelerde Geçerlilik Şartları ve Şekil, 2) Taşınmaz Satış Sözleşmesi, 3) Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmeleri, 4) Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri, 5) Devre Mülk ve Devre Tatil Sözleşmeleri, 6) İnşaat Sektöründe Eser Sözleşmesi, 7) İnşaat Sektöründe Taksitle Satış Sözleşmesi’dir.

Şerh ana bölümü ise Yargıtay Üyesi Candaş İLGÜN’ün destekleriyle ve seçimleriyle şekillendirilmiş, başlıklarıyla tasnif edilmiş Yargıtay kararlarından oluşmaktadır.

Derleme ana bölümündeki her kısım farklı bir yazar tarafından yazılarak kitap vücuda getirilmiştir. Bu yazarlar: Prof. Dr. Turgut Öz, Prof. Dr. Şebnem AKİPEK, Doç. Dr. Murat AYDOĞDU, Doç. Dr. Sezer ÇABRİ, Doç. Dr. Ömer ÇINAR, Yrd. Doç. Dr. Umut YENİOCAK, Yrd. Doç. Dr. Turan ŞAHİN’dir.

Toplam 410 sayfadan oluşan kitap, yaklaşık 8 ayda nihayete erdirilmiş, özverili bir çalışmasının neticesidir.

Bütün bir kitaptan elde edilen sonuç, Av. Hakan TOKBAŞ ve Ali Suphi KURŞUN tarafından kaleme alınarak kitabın son sayfalarında yayımlanmıştır.

Konut sektörünün tüketici hukuku bakımından ele alınması ile ulaşılan sonuçlar şöyle özetlenebilir:

1) Taşınmaz mülkiyetini nakil borcu doğuran sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Buradaki kesin hükümsüzlüğü klasik anlamda kesin hükümsüzlük olarak anlamak ve ancak hükümsüzlüğü ileri sürmenin dürüstlük kuralı ile bağdaşmaması halinde hükümsüzlüğün nazara alınamayacağının kabulü gerekir.

2) Taşınmaz satış sözleşmesinin tüketici hukukunun kapsamında olması için tarafların tüketici ve satıcı-sağlayıcı olmasından başka taşınmazın da konut veya tatil amaçlı taşınmaz olması gerekir.

3) Satın alınan konutların sayısal çokluğunun tüketici işlemi olup olmadığı değerlendirilirken bölünebilir işlem teorisi kabul edilmeli ve tüketici mahkemelerinin görevinde genişletici yorum yapılmamak gerekir.

4) 6502 Sayılı Kanun’un terminoloji bakımından Türk Borçlar Kanunu’ndan önemli farklılıklar içermesinden ön ödemeli konut satışlarına ilişkin düzenlemeler de nasibini almıştır. Hatta bu düzenlemelerde daha da ileri gidilerek taşınmaz satış sözleşmesi ile taşınmaz satış vaadi deyim yerindeyse anlaşılmaz düzenlenmiş ve bu iki sözleşme arasındaki farklılık ortaya konulamamıştır.

5) Ön ödemeli konut satışına ilişkin düzenlemelerde sözleşmenin kurulması sürecinde yapılan masraflara kimin katlanacağının 384

düzenlememesi büyük eksikliktir. Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik’in 7’inci maddesinden sözleşme bedelinin sadece Türk Lirası üzerinden kararlaştırılabileceği gibi bir anlam çıksa da yabancı para olarak kararlaştırılmasına hiçbir engel yoktur.

6) Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflardan birinin tüketici diğerinin satıcı – sağlayıcı olması ve inşa edilecek yapının da konut veya tatil amaçlı sözleşme olması halinde tüketici işlemi olarak nitelendirilmesine hiçbir engel yoktur.

7) Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tüketici hukukunun kapsamında olması halinde ayıptan sorumluluk bakımından tüketicinin muayene ve ihbar külfeti bulunmamakta ise de tüketicinin ayıbı makul sürede ihbar etmemesi durumunda hakkın kötüye kullanılması yasağını göz önünde bulundurmak gerekir.

8) Devre mülk ve devre tatil sözleşmesinin konusunu ayni hak teşkil etmesi halinde 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri de uygulama alanı bulacaktır. Böylelikle uygulamada birtakım karışıklıklarla karşı karşıya kalınması kaçınılmazdır. Bu sebeple Kat Mülkiyeti Kanunu’nun ilgili hükümlerinin 6502 Sayılı Kanun’a aktarılması düşünülebilir.

9) Ticari veya mesleki amaçla edinen kimselerin devre tatil sözleşmesi yapması halinde 6502 Sayılı Kanun’unun uygulanmaması bu ihtimalde kanun boşluğu oluştuğunun söylenebilmesi bakımından eleştirilebilir. Tıpkı paket tur sözleşmelerinde olduğu gibi devre tatil sözleşmelerinde de ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kimseler devre tatil sözleşmeleri bakımından kanun kapsamına alınabilir. 385

10) Devre mülk ve devre tatil sözleşmelerine ilişkin düzenlemelerde sözleşmesi sona eren tüketicilerin tahliyesine ilişkin düzenlemelerin bulunmaması eksikliktir. Tüketicilerin hızlı bir yolla tahliyesini öngören hükümlerin getirilmesi sonraki hak sahibi tüketicilerin korunması için önemli olacaktır.

11) Konut sektöründe yapılan eser sözleşmeleri gereken şartları taşıdığı takdirde tüketici işlemi niteliğini haiz olarak 6502 Sayılı Kanun kapsamında olacaktır. Bu durumda 6502 Sayılı Kanun ile Türk Borçlar Kanunu’nun varsa tüketici lehine olan hükümleri de uygulanacaktır.

12) Toplu konut üretimi ve pazarlanması kapsamında yapılan sözleşmeler satış sözleşmesi olarak nitelendirilecektir. Buna karşılık tüketicinin talebi (siparişi) üzerine konut yapımı eser sözleşmesi olarak nitelendirilecektir. Bazen de toplu konut üretimi kapsamında yapılan sözleşmelerde tüketicinin bazı yan talepleri olabilmektedir ve bu ihtimalde satış – eser karması bir sözleşme mevcuttur.

13) 6502 Sayılı Kanun’daki mal tanımında taşınmazlar bakımından yapılan konut veya tatil amaçlı taşınmaz sınırlaması satış sözleşmesine özgü olmayıp eser sözleşmesi için de geçerlidir. Şu halde eser sözleşmesinin konusu konut veya tatil amaçlı taşınmaz değilse tüketici işlemi niteliğini haiz olamayacaktır.

14) Eser sözleşmesinde sözleşmeden dönme hakkını sınırlayan TBK m.475/f.2 hükmü TKHK m.11 hükmüne nazaran özel hüküm olduğundan tüketici işlemi niteliğindeki eser sözleşmelerinde de uygulama alanı bulmalıdır. 386

15) Konutun inşa eden tarafından değil de başka bir teşebbüs tarafından satılması halinde konutu inşa eden üretici olarak nitelendirilebilir.

16) 6502 Sayılı Kanun’un mal tanımı göz önüne alındığında tüketici hukuku bakımından konut ve tatil amaçlı taşınmazların taksitle satış sözleşmesine konu olmasında herhangi bir engel yoktur.

17) Konutlara ilişkin taksitle sözleşmesi yine resmi yazılı şekilde yapılacak ve fakat satıcı-sağlayıcı geçersizliği tüketicinin aleyhine ileri süremeyecektir.

Yorum Yap

*

Aristo YAYINEVİ Müşteri Hizmetleri 0 (216) 3346966 Kapat